İdrar Kaçırmada Lazerle Tedavi

İdrar Kaçırmada Lazerle Tedavi

İdrar kaçırmanın açıklamasını Uluslar arası kontinans Derneği şu şekilde yapmaktadır;

“Üriner İnkontinans, Sosyal veya hijyenik bir soruna dönüşen, objektif olarak gözlemlenmesi mümkün istemsizce idrar kaybı”

İdrar kaçırma her yaş gurubunda görülebilir. Daha çok 60 yaş üzerinde kadınlarda görülen hastalığın bu yönlü bir eğilim göstermesinin asıl sebebi bu yaş gurubunda yer alan bireylerin söz konusu tedaviden çekinmeden bildirmelerinden kaynaklıdır. Zira tüm yaş guruplarının ortak özelliği %20 oranda tüm yaş guruplarını etkileyen bir rahatsızlık olmasıdır. Bu nokta da yaş faktörü arttıkça risk faktörünün de beraberinde arttığını söylemek mümkün olacaktır. Menepoz öncesi idrar kaçırma oranlarının %25-30 seviyesinde seyrederken bu oran menepoz sonrasında ise %40-50 seviyesine ulaşmaktadır. Özellikle bakım evlerinde kalan yaşlılarda ise %60-70 oranında idrar kaçırmanın görüldüğünü söylemek yanlış olmayacaktır.

“Menepoz döneminden önce her 3 kadından 1’inde görülen idrar kaçırma olasılığı, menepoz sonrasında her 3 kadından 2’sinde görülmektedir”

İdrar kaçırma nedeni ile hekime başvurma oranının son derece düşük olması ise gerçek verilerin elde edilebilmesinin önündeki en büyük engel olarak görülmektedir. Hijyenik açıdan sorun oluşturan ve emosyonel sorunları beraberinde getiren idrar kaçırma durumu yaşlı toplumlarda ve bireylerde daha yaygın bir soruna dönüşmektedir. Çünkü söz konusu gurup kendi kişisel temizliğine dikkat edemeyecek durumda olabilmektedir. Oysa daha genç olan bireylerde de aynı sorun ortaya çıksa da günlük ped ve sık sık iç çamaşırı değiştirme olanağı ile bireysel korumalarını sağlamaktadırlar. İdra kaçırma hangi yaş döngüsünde olursa olsun ciddi bir sorun olarak kabul edilmelidir. Özellikle sosyal hayata olan etkileri düşünüldüğünde bireyin psikolojisinin bozulmasına neden olan rahatsızlığın tedavisi de mümkündür.

“İdrar kaçırmanın ardında eğer patolojik bir sorun yatıyorsa tedavisi mümkündür. Fakat alzhaimer gibi yaşlılığa bağlı unutkanlık gibi sorunlardan idrar kaçırılıyorsa tedavisi olanak dışıdır”

İdrar Kaçırma Tedavisinde İzlenilmesi Gereken Yol

İdrar kaçırma tedavisinin yapılabilmesi için öncelikli olarak hastalığa neden olan sorunların araştırılması ve çözümlerine yönelik adımların atılması gerekmektedir. Zira idrar kaçırmaya neden olan sorun, eğer bir başka soruna bağlı olarak oluşmuş ise; Bu durumda idrar kaçırma tedavisinin işe yarayacağından söz etmek doğru olmayacaktır.

Örneğin idrar kaçırmanın ardında yatan asıl sebep obezite ise; Öncelikli olarak obezite sorununun çözümüne ilişkin gerekli adımların atılması gerekmektedir. Yine idrar kaçırmayı tetikleyen alışkanlıklar ve etkiler arasında yer alan sigara, alkol kabızlık ve vücudun ihtiyacından fazla sıvı alınması engellenmelidir. Sonrasında eğer varsa karın içinde basınç yapan bir başka etken ortadan kaldırılmalıdır. Tüm bunlara ek olarak düzenli uygulanmaya başlanması gerekilen pelvis kas gurubu egzersizleri de önemli ölçüde tedavi öncesinde alınacak önlemler ve tedavinin bir parçası olarak kabul edilebilir. Fakat söz konusu etkileri uygulamaktan kaçınıp direkt tedaviye geçmekte mümkündür. Bu nokta da Lazer tedavisi ve ilaç tedavisi uygulanırken bazı durumlarda hem lazer hem de ilaç tedavisi aynı anda uygulanabilir.

Lazerle İdrar Kaçırma Tedavisi (İnkontilase)

Değim yerindeyse kadınların korkulu rüyası halini almış olan idrar kaçırma sosyal ve gündelik hayatı oldukça etkilemektedir. Bireyin cinsel hayatından, iş yaşamına kadar pek çok alanda etkisini gösteren çekingenlik durumu psikolojik bir sorun halini alarak bireyin sadece evde vakit geçirmeyi istemesine dönüşecektir. Zira kendi evinde ve yanlız kalan kadın her an çamaşır değiştirebilir ve tuvalete gidebilir hissetmektedir.

“İdrar kaçırma şikayeti olan pek çok hastanın su içmekten kaçındığı ve idrar kaçırmasının fazla su içmesine bağlı olduğunu düşündüğünü biliyor musunuz?”

Tedavi için kliniğimize başvuran hastaların öncelikli olarak detaylı muayeneleri gerçekleştirilmektedir. İdrar kaçırmanın altında yatan gerçek sebebin belirlenmesinin ardından kliniğimizde de uygulanan Er:YaG lazer operasyonu ile üretal bölge de ve vajen ön duvarında sıkılaşma sağlanmaktadır.

“Lazer operasyonlarında sıkılaşmayı sağlayan Fototermal etkinin zararsız olduğu kanıtlanmıştır”

Lazerle Tedaviyi Öne Çıkartan Faktörler

Operasyonun yapılması için genel anestezi uygulaması gerekli değildir. Operasyonun yapılması için bölgesel anestezi koşullarının sağlanması yeterli olacaktır. Bu nedenle genel anestezide oluşan toparlanma ve yeniden günlük hayata dönme süresi olmayacağı için hastanın yeniden günlük rutinine dönmesi kolaylıkla gerçekleşmektedir. İşlem yapıldığı sırada uygulanması doktor tercihi olan lokal anestezi olsun ya da olmasın bireyin bir acı hissetmesi mümkün değildir. Fakat acı eşiği düşük olan bireyler bazen lokal anestezi talep edebilirler. Bu nokta da doktorunuzun uygun görmesi koşulu ile lokal anestezi uygulaması yapılabilir.

Lazer tedavisi uygulanırken her hangi bir cerrahi müdahale gerçekleşmemektedir. Bu nedenle hastanın vücudunda kesi bölümü olmayacağı gibi, kesiye bağlı ortaya çıkabilen enfeksiyon endişleri de ortadan kalkmaktadır. Bu sayede bireyin tedavi sonrasında her hangi bir antibiyotik ilaç ya da ilaçlar gurubunu kullanması gerekmemektedir. Kesi yapılmadan tamamlanan operasyon sonunda iyileşme süresi çok kısa sürmektedir. İşlem öncesinde her hangi bir ön hazırlığa gerek duyulmaz. Cerrahi müdahalelerde olduğu gibi 12 saat öncesinde aç kalmak ya da tok gelmek gibi değişken koşulları yerine getirmeniz gerekmemektedir.

“Lazer ile tedavi yapıldıktan hemen sonra günlük hayatınıza dönmeniz mümkündür”

Lazer ile idrar kaçırma tedavisi ileri seviyede olmayan ve Mix tip idrar ve stres tipi idrar kaçırma şikayetleri için tedavi olanağı sunmaktadır. Yeni kollejen oluşmasını tetiklemek için fototermal uyarı kullanılır. Bu sayesinde düzelme beklenen pelvik dokularda sıkışma görüleceği gibi, idrar torbasına destek veren vajinal torbada da düzelme gerçekleşir. Bu sayede bireyin idrar tutma fonksiyonu normal işleyişine dönmüş olacaktır.

“Operasyonun Yapılma Simülasyonuna Video’dan göz atabilirsiniz”

https://youtu.be/7Rkw9lVnnRw

 

Lazar ile idrar kaçırma tedavisi ortalama 25-30 dakika içinde tamamlanan bir operasyondur. Doktorunuzun kararına bağlı olarak 20-30 günlük sürede iki set olarak tekrar edilmesi oldukça önemlidir. Bu sayede idrar kaçırma tedavisinde %80-90 oranında iyileşme gerçekleşecektir. Tedavinin birey için bir yan etkisi olmaması son derece önemli bir avantajdır. Kliniğimizde başarılı bir şekilde uygulanan lazer ile idrar kaçırma tedavisi sonrası hastanın günlük hayatına dönmesi anlık olarak gerçekleşirken tüm işlemlerin sonlanması ve taburcu süresi için 1-2 saatlik süre gerekmektedir.

Kimlerin Lazerle İdrar Kaçırma Tedavisini Tercih Etmesi Gerekir?

Lazer ile idrar kaçırma tedavisi talep edenlerin bilmesi gereken en önemli detay, söz konusu tedavinin hafif ve orta düzeyde kaçak yaşayanlar için daha doğru bir tercih olacağıdır. Fakat bu nokta da idrar kaçırmanın hafif, orta veya yoğun olduğunun kararını sadece uzman hekim verebilmektedir. Bu nedenle muayene sürecine girmek ve miktarın uygun olup olmadığını öğrenmeniz gerekmektedir. Sonrasında eğer yaşadığınız sorunun boyutu lazer ile tedavi için uygunsa tedavinizin yapılması gerekmektedir. Fakat yoğun idrar kaçırma söz konusu ise umutsuzluğu kapılmak doğru olmayacaktır. Zira yine %90 oranında başarı sağlayan alternatif ve cerrahi tedavi yöntemi uygulanması gerekmektedir. Kliniğimizde durumunuza uygun olan tedavinizin teşhis ve tedavi adımları başarılı bir şekilde gerçekleştirilirken istemsizce yaşadığınız idrar kaçırma sorunundan sonsuza kadar kurtulmanız mümkün olacaktır.

Bu Hizmeti Sosyal Medyada Paylaş!