Lohusalık ve Aile Planlaması

Lohusalık ve Aile Planlaması

Doğumdan Sonra Lohusalık

Doğum tamamlandıktan sonra, takip eden ilk 6 hafta da yaşanan değişikliklerin tekrar gebelik öncesi pozisyona dönmesi için gerekli iyileşme dönemine lohusalık denir. Vücut için son derece önemli bir dönem olmasına karşın doğum, vücutta oldukça önemli değişikliklere neden olmaktadır. Bu değişikliklerin düzelmesi süresince doğum yapan birey gerek duygusal gerek fizyolojik bir takım anormallikler yaşayabilmektedir. Doğum ve sonrası için anormal olmayan durumlar hayatından ilk kez bu süreci yaşanan birey için son derece sıra dışı gelecektir.

Doğumdan Sonra Hastane de Yaşam Süreci

İlk kez çocuk sahibi olmuş çiftler için doğum sonrası süreç çok daha tedirginlik vericidir. Fakat bir yandan anne baba olduğunun farkına varan çift mutluluk yaşarken bir yandan da bu mutluluğun getirdiği sorumluluklar ve tarifsiz duygular altında yardım almadıklarında ezilebilirler.

“Doğumdan sonra her bireyin tepkisi farklı olacaktır. Bu nedenle bu tepkileri çok dikkate almak doğru olmayacaktır.”

Doğum sonrası ortaya çıkan değişik tepkiler anne ve baba arasında değişik duyguların ortaya çıkmasına neden olabilir. Zira anne için çok sarsıcı bir süreç olan hamilelik ve doğum süreci baba için nispetten daha sakin ve normal geçmektedir. Bu nedenle babanın hareket ve davranışları onun çok kötü bir baba olacağını göstermeyeceği gibi sizin de çok fazla bebeğin üzerine titremeniz ya da titrememeniz annelik kavramında bir kriter olarak değerlendirilemez. 
Anneler yaşadıkları mahremiyet ihlallerini doğum süresince onlarca kez yaşamaktadır. Artık evine gitmek ve normal hayatına dönmek isteyen anne hastane ortamında rahat olamayabilir. Bu nedenle anne ve babaların kısa sürede eve dönmek istemeleri sık görülen istekler arasında yer almaktadır.
 
“Hastane politikalarına bağlı olarak, eğer özel bir durum yoksa normal doğumda 24 sezeryan doğumda 48 saat sonra evinize dönebilirsiniz.”

Eğer hastane de geçireceğiniz süre içinde daha rahat hissetmek isterseniz kendi evinize ait çarşaf ve bir takım eşyalarınızı hastaneye götürmenizde bir sakınca yoktur. Bu süre içinde hastanede size eşlik edecek bir yakınınızın sizinle bulunması sizin için ekstra destek olacaktır. Bu nedenle doğum öncesinde refakatçi seçiminizi yapmış olmanız tavsiye edilmektedir. Bu seçimi yaparken mümkün mertebe sizinle aynı dili konuşan ve sizin hislerinizi anlayacak sabırlı bir kişi olursa çok iyi olacaktır. Hastane de gelen her ziyaretçinin ortak tavsiyesi hiç şüphesiz bebek bakımından emzirmesine kadar çok geniş çerçevede sizlere sunulacak olan tavsiyeler listesi olacaktır. Bu liste bazen birbiri ile çatışacak kafanızı karıştıracak ve yetersiz olduğunuzu hissettirecektir. Bu tavsiyelerin geçici olduğunu düşünerek kendinizi rahatlatmaya çalışın. 

•    Her şeyin bir çözümü olduğunu unutmayın 
•    Bebeğiniz ve sizin bir iletişim yolu bulacağınızdan şüphe etmeyin
•    Zamana ihtiyacınız olduğunu kabullenin
•    Kendinize her zaman güvenin

Doğumdan Sonra Yaşanabilecekler ve Dikkat Edilmesi Gerekenler

Annelik Hüznü: Doğumdan sonra ortaya çıkan en önemli değişikliklerden biri de lohusalık döneminde ortaya çıkan annelik hüznü sendromu olarak adlandırılmaktadır. Bu süre içinde yeni anne olan birey çok kolay ağlayacak, çok kolay neşelenecek, çok kolay umutlanacak ve umutsuzluğu kapılacaktır. Geçici bir durum olan bu süreç içinde yaşadığınız duyguların gerçeği yansıtmadığını aklınızdan çıkartmayın. 2 Hafta da geride bırakacağınız bu süreç eğer gereğinden uzun sürüyorsa doktorunuz ile görüşmekten kaçınmayın. Doğumdan sonra uzayan süreçte eğer annelik hüznü kontrol altına alınmazsa depresyona dönüşecektir. 
Aşağıda yer alacak maddelerde doğum sonrası ortaya çıkan ek sorumlulukların üstesinden gelebilmeniz için bir takım tavsiyelere yer verilmiştir.

•    Doğum sonrasında ev işlerini ve bebek bakımını sürdürebilmeniz için mutlaka güvendiğiniz birinden destek talep edin.
•    Emzirme ve yeni doğum sonrasında yapacaklarınızı daha iyi kavramanı için eğitimlere katılın. Ayrıca bu konularda kitaplar okuyun
•    Çok ziyaretçi aldığınızda açıkça bebeğiniz ile ilgileneceğinizi söyleyerek sessiz bir odaya geçiş yapın. Bu süre içinde misafiriniz ile anneniz ya da arkadaşınız ilgilenebilir. 
•    Kendiniz için çok küçük de olsa süreler ayırın. Bu sürelerde müzik dinlemek ya da dans etmek gibi sizi iyi hissettirecek aktivitelere yapın. 
•    Bu süre içinde kendinizi ihmal etmeyin. Sürekli pijamalar ile dolaşmak yerine güzel kıyafetlerinizi giyin ve makyaj yapın.
•    Bebek bakımında yardımcınız varsa, mutlaka eşiniz ile sohbet etmek için vakit ayırın
•    Sizi yadırgamayacağını düşündüğünüz arkadaş ve arkadaşlarınız ile duygu ve düşüncelerinizi paylaşın.
•    Gerekli olduğunu düşünüyorsanız profesyonel yardım için uzmanlar ile görüşün.
•    Bu süreçte yaşadığınız her sorun geçicidir. Her sorunun da bir çözümü olduğunu aklınızdan çıkarmayın

Yorgunluk
Doğumdan sonra yaşayacağınız süre içinde sürekli yorgun olduğunuzu hissedebilirsiniz. Fakat bu durum ile başa çıkmak için yapacağınız küçük değişiklikler yorgunluk hissinden kurtulmanızı sağlayacaktır. Öncelikli olarak günlük 3 litre su içmeyi unutmayın. Sonrasında dengeli ve sağlıklı beslenmeye özen göstererek, fırsat buldukça uykuya zaman ayırın.
 
Karın Ağrısı
Hamilelik öncesinde 50-70g ağırlığa sahip olan rahim gebelik sonrasında ortalama 800-1200 g ağırlığa ulaşabilmektedir. Doğum sonrasında vücudunuzun her noktasındaki oluşan değişikliklere ek olarak rahim de eski haline dönmeye başlayacaktır. Yaşanan kasılmalar ise size karın ağrısı gibi gelecektir. Doğumu takip eden günlerde sıkça yaşanan sorunlar arasında yer alsa da kısa sürede ortadan kalkacak durumlardan biri olduğunu unutmayın. Özellikle emzirme sırasında artan karın ağrılarının sebebi ise; bu esnada salgılanan oksitosin hormonudur. Söz konusu hormon aynı zamanda rahimin küçülmesi için destek sunmasıdır. Söz konusu ağrılar ile başa çıkmak için doktorunuzun taburcu olduğunuz dönemde size yazmış olduğu ağrı kesicileri kullanabilirsiniz.
 
Sık terleme ve İdrara çıkma
Gebelik döneminde vücudunuzda ciddi oranda sıvı artışı olacaktır. Doğumu takip eden sürede bu sıvı oranı ter ve idrar ile vücuttan atılmaktadır. Lohusalık döneminde ve ilk birkaç gün içinde sık sık idrara çıkma son derece normal karşılanmalıdır. Bazı durumlarda doğum sonrası ilk gün idrar yapamama şikayeti görülebilir. Bunun nedeni ise doğumda vajina da oluşan sıyrıklar yanı sıra idrar kesesinin başında oluşan şişlik olmasından kaynaklanmaktadır. Bu ağrılara bağlı olarak kadınların idrar yapmayı ertelediği sık görülen hatalar arasında yer almaktadır. Bu hem rahiminizin eski haline dönmesini engelleyebileceği gibi hem de idrar yolu enfeksiyonu yaşamanıza neden olabilir. Bu süreçte bol su olarak daha çok idrar yapma olanağı yaratmalısınız.
 
Terlemenin lohusalıkta sık görülen konular arasında yer aldığını söyleyebiliriz. Rahatsızlık verecek kadar çoğalabilen bu terleme hissini azaltmak için pamuklu giysiler kullanmaya özen gösterin. Hastanede olduğunuz dönemde ise kısa kol gecelik veya pijama giymeniz faydalı olacaktır. Giysilerinizi sık sık değiştirmeniz ter hissini azaltacaktır. 

 

Normal doğum yapan hastaların doğumdan hemen sonra banyo yapmasında bir sakınca yoktur. Fakat sezeryan ile doğum yaptıysanız bu süreç 7 gün kadar uzayabilmektedir. Dikişlerinizin durumu göz önünde bulundurularak doktorunuzun bu süreci uzatması mümkün olabilmektedir. Bu sürede silme banyo sistemini uygulayabilirsiniz. 

"Dikiş üzerinde su geçirmez pansuman malzemesi kullanılmışsa normal doğumda olduğu gibi banyo yapabilirsiniz."

Doğumdan sonra doğum sisteminin ne olursa olsun mutlaka ayakta duş almayı tercih edin.

Vajinal Akıntı 
Doğumu takip eden süre içinde adet kanamasını andıran koyu kırmızı renge sahip bir kan akıntısı görülmektedir. İlk hafta görülen kanamada minik pıhtılaşmalar da görülebilmektedir. Takip eden günlerde ise kan miktarı azalacağı gibi rengi de pembemsi ve kahverengi arasında bir tona dönüşecektir. Bu sürecin sonunda ise akıntı sarı ve beyaz arasında bir renk alacak ve tamamen ortadan kalkacaktır. 

“Yoğun kanamalarda ve kötü koku içeren kanamalarda doktorunuza başvurmayı ihmal etmeyin.”

Sezeryan doğumlarda da kanama oluşmaktadır. Aradaki belirleyici fark normal doğum ile kıyaslandığında çok daha düşük miktarda olmasıdır. 

Enfeksiyondan Korunma
Enfeksiyondan korunmak için lohusalık dönemince hijyenik kadın bağlarından kullanmanız önemli katkı sağlayacaktır. Bu bağları sıkça değiştirmeyi ihmal etmeyin. Tampon kullanmanız kesinlikle tavsiye edilmemektedir. Ayrıca perine temizliğini dikkate almanız ve sık sık yapmanız gerekmektedir. Perine temizliği yaparken önden başlayarak arkaya doğu ilerleyin. Bu süre içinde sık sık ellerinizi dezenfekte etmeyi unutmayın. Bu dönemde her zaman ayakta duş alın. Lohusalık dönemince denize ya da havuza girmeyin. Bu iltihaplanmayı önleyecektir.

“Dikiş bölgelerinde ısı yükselmesi ve kızarıklık ya da kanama yanı sıra kötü kokuya sahip akıntı beklenmedik şişikler ile karşılaşırsanız hemen doktorunuz ile görüşün.”

Cinsel İlişki
Lohusalık dönemi annenin enfeksiyon kapmasına en müsait olduğu zamanlardır. Bu nedenle 6 haftayı kapsayan bu dönemde gerek vajina içindeki sıyrıkların iyileşmesi gerekse dikişlerin tam manası ile kapanması için cinsel ilişkiden kaçınılmalıdır. Doğum sonrasında akıntı ve kanama bu dönem sonrasında ortadan kalkacaktır. Normal haline dönecek olan vajina lohusalık döneminden sonra cinsel ilişki yaşamak için uygun hale gelecektir. 

Hormonal değişikliklerin gözlemlendiği bu dönemde annenin cinsel ilişkiye karşı soğuk olduğu gözlenecektir. Bu dönemde duygusal olarak bebeğine daha çok özen gösterecek anne adayının süt yapımı için ihtiyaç duyduğu Prolaktin hormonunun salgılanması ile birlikte vajina kuruluğu şikayeti de yaşayacaktır. Söz konusu şikayet ortaya çıktığında eczanelerde satılan kayganlaştırıcı jel fazlası ile işinize yarayacaktır.
 
Vajina ve Makatta Ağrı
Normal doğum sonrasında öne çıkan şikayetlerden biri de vajina ve makatta ağrı hissidir. Bunun sebebi normal doğum sırasında vajina da yapılan kesi olarak bilinmektedir. Takip eden günlerde oturma sırasında ağrı hissetmeniz normaldir. Söz konusu ağrının 7-10 gün arasında sürmesi son derece normaldir. Hastane de ağrılarınız için sizlere ağrı kesici ilaçlar verilmektedir. Evde geçen sürede ise doktorunuzun yazdığı reçete de yer alan ağrı kesicileri kullanabilirsiniz.
 
“Doğumdan sonra temiz bir havlu ile sarılmış buz torbasının üzerinde oturmanız ağrınız için iyi gelecektir”

Bu dönemde kabız olmamak için kabızlığı engelleyen besinler ile beslenmeye özen gösterin. Bir hafta içinde iyileşecek olan dikişlerin atıldığı bölüme doğru oturmamanız tavsiye edilmektedir. 

Karında dikiş yerlerinde ağrı
Sezeryan doğum sonrasında ilk bir hafta içinde dikiş bölgelerinizde ağrı görülebilmektedir. Bu ağrılar otururken ve kalkarken ortaya çıkmaktadır. Ameliyattan sonraki ilk dönemde dikiş bölgelerinde ameliyata bağlı olarak hissizlik ortaya çıkabilmektedir. Zaman içinde düzelecek sorunlardan biridir. 

Haraket 
Normal doğumdan sonra bireyin ayağa kalkmasında ve hareket etmesinde bir anormallik bulunmamaktadır. Sezeryan doğumda ise ilk 8 saat sonrasında dahi yatakta yatıyor ve dinleniyor olmanız gerekmektedir. 8 Saat sonrasında ise yardım alarak ayağa kalkmanızda bir sorun bulunmamaktadır. Doğumdan sonra uzun süre hareketsiz kalmak damar içlerinde pıhtılaşma sorununa neden olabilir. Hangi doğum metodunu seçerseniz seçin, doğumdan sonra en kısa sürede ayağa kalkıp hareket etmeye başlamanız gerekmektedir.
 
Yorgun hissettiğinizde dinlenmeniz doğru olacaktır. Fakat gereğinden uzun dinlenmeler yaranızın iyileşmesini daha da uzatarak sürecin genel itibari ile uzamasına neden olacaktır. Sezeryan ile doğum yapan bireylerin doğumu takip eden 6 ay içinde ağır kaldırmamaları tavsiye edilmektedir. Ayrıca doğumu takip eden ilk iki hafta da öksürük hapşırık gibi durumlarda dikişlerinizi eliniz ile destekleyin. 

Beslenme 
Lohusalık döneminde yaygın yapılan hataların başında karbonhidrat ağırlıklı beslenme ilk sırayı almaktadır. Emzirme döneminde yemeniz gereken besinler hamilelik süresince yemeniz gerekenlerden farklı değildir. Gebelik döneminde uyguladığınız katı maddelerden uzak durarak beslenme alışkanlığınızı bu dönemde de sürdürmeye devam edin. 

•    Süt ve süt ürünleri 3-4 porsiyon olacak şekilde 
•    Protein içeren yumurta, et ve baklagillerden 3 porsiyon
•    Meyvelerden 2-3 porsiyon 
•    Sebzelerden 2-3 porsiyon 
•    Tahıl ürünlerini ise 6-11 porsiyon arasında tüketmeniz tavsiye edilmektedir.
 
Tatlı ve diğer işlenmiş ürünleri ise minimum düzeyde tüketmeniz, mümkünse hiç tüketmemeniz önerilmektedir. Sizde gaz yapan yiyeceklerin bebeğinizde de gaz yapacağını unutmayın. Bu nedenle sıvı olarak sadece günlük 3 litre su içmeyi ihmal etmeyin.
 
“3 Ana ve 3 ara öğün beslenmeniz için yeterli olacaktır. Bu öğünlerde meyve, süt, ceviz gibi sağlıklı ürünler tercih edin.”

Lohusalık dönemi ve belirtileri her zaman birbirine benzer belirtileri olan dönemler arasında yer almaktadır. Fakat her bireyin bünyesi bir takım farklılıklar gösterebileceği için beklenmedik sorunlar ile karşılaştığınızda doktorunuz ile görüşmeyi ihmal etmeyin.
 

Bu Hizmeti Sosyal Medyada Paylaş!