Yumurtalık Kanseri

Yumurtalık Kanseri

Kadınları etkileyen kanserler söz konusu olduğunda en çok tespit edilen kanser türü, yumurtalık kanseridir. Son derece zor bir tedavi süreci ile tedavisi için çalışmalar yürütülmektedir. Günümüzde her 100 kadından 1’de yumurtalık kanseri görülmektedir. Yumurtalık kanseri tespit edildiğinde genellikle hastalığın ileri boyutta olduğu görülmektedir. Söz konusu tedavinin uygulanması bu nedenle oldukça uzun olmaktadır.

“Yumurtalık kanseri menepoz öncesinde ve sonrasında görülebilir. Yaygın olan yanlış inanış menepoz sonrasında daha sık görüldüğüdür”

Yumurtalık Kanseri(Over) Nedir?

Yumurtalığı oluşturan ana doku epitelyumdur. Yumurtalık bölgesinde pek çok farklı doku biçiminden söz etmek mümkündür. Embriyonik dönem de ve ya epitel hücrelerde kontrolsüz bölünme ortaya çıkabilmektedir. Bu bölünme ve beraberinde gelen çoğalma ortaya çıktığında yumurtalık kanseri oluşmaktadır. Sıklıkla Menopoz sonrasında görülen yumutralık kanserinin %80 oranında epitelyum dokuda ortaya çıktığı tespit edilmiştir. 20 yaşından küçük bireylerde görülen yumurtalık kanseri ise %60 oranda embriyonik tümörler biçiminde tespit edilmektedir.

Yumurtalık Kanseri(Over) Nedenleri

Bilimsel olarak %100 ortaya koyulmuş olmasa da yumurtalık kanserini tetikleyen unsurlar olduğu düşünülmektedir. Bunlar genetik ve çevresel faktörler olarak öne çıkmaktadır. Hormonal faktörler de yine yumurtalık kanserini oluşturan nedenler arasında yer almaktadır. Başlıca yumurtalık kanseri nedenlerini şu şekilde sıralamak mümkündür.

  • Ailesinde yumurtalık veya meme kanseri olan bireyler risk kapsamındadır.
  • Son dönemde genlerinde değişiklik oluşmuş bireyler risk kapsamındadır.
  • Yumurtlamayı arttırmayı amaçlayan ilaçları kullananlar risk kapsamındadır.
  • Yumurtalık kanseri ihtimali hiç doğum yapmayan bireylerde daha yüksektir.
  • Yumurtalık kanseri doğum yapmış bireylerde daha düşük düzeyde görülmektedir.

Yumurtalık Kanseri Belirtileri

Yumurtalık kanseri için belirtileri anlaşılır ve kolay fark edilir bir hastalık olduğunu söylemek doğru olmayacaktır. Yumurtalık kanserinin belirtileri her birey için farklı şekilde belirtiler ortaya çıkarmaktadır. Bu nedenle hastalığın sınıflandırılmış bulgularından söz etmek mümkün değildir. Bu noktada akla en çok gelen belirtiler olan şişkinlik, karın ağrısı ve mide rahatsızlıkları olarak bilinmektedir. Fakat bu şikayetler pek çok farklı rahatsızlığında belirtisi olmaktadır.

İlerlemiş yumurtalık kanseri şikayetleri daha anlaşılırdır. Bu şikayetlere baktığımızda;

  • Karında elle hissedilebilir bir kitle
  • Aşağı yönde basınç hissi
  • Karın bölgesinde sıvı birikmesi
  • Karında şişlik
  • Çevrede yer alan diğer organlara baskı
  • İdrar ve bağırsak şikayetleri

İleri evrede olan kanserler için öne çıkan belirtiler olarak sıralana bilir. Yumurtalık kanserinin diğer belirtilerine baktığımızda ise hormon düzensizlikleri, adet düzensizlikleri, Erkeklik hormonunda yükseliş ve tüylenme ve Erkek tipi saç dökülmesi başlıca belirtiler arasında sayılabilir. Genel yumurtalık kanseri şikayetini ortaya çıkaran belirti karın şişliği üzerinde toplanmaktadır. Yaşanan süreç içinde karşılaşılası muhtemel diğer belirtileri ise şu şekilde sıralaya biliriz.

  • Kabızlığın ortaya çıkması ve düzenli kabızlık
  • Sık sık idrar ihtiyacı
  • Hızlı tokluk hissi ve beklenmedik iştah kaybı
  • Adet dönemi olmamasına karşın vajina da kanama
  • Hızlı kilo kaybı
  • Şişkinlik ile gelen karında baskı hissi
  • Kasık bölgesinde dolgunluk ve ağrı
  • Gaz ve bulantı ile gelen hazımsızlık

Yumurtalık Kanseri Tanısı

Yumurtalık kanserinin erken tanısını yapabilmek benzer tüm kanser hastalıklarında olduğu gibi büyük önem taşımaktadır. Jinekolojik muayenelerin her 6 aylık sürelerde periyodik olarak tekrar edilmesi erken teşhisin yapılabilmesi için oldukça büyük önem taşıyacaktır. Zira jinekolojik muayene sırasında kitle tespiti ve yumurtalıkların incelenmesi kanserin henüz başlangıç aşamasında tespi edilmesini sağlayacaktır.

“Yumurtalık bölgesinde yer alan her kist için kanser tanısı konmak doğru olmayacaktır”

Üreme çağına gelen kadınlarda sıkça görülen kistlerin geneli zararsız ve basit özelliklere sahiptir. Zaman içinde kendiliğinden yok olacak olan kistler kanser riski içermezler. Bu nokta da tespiti sadece uzman doktor yapacağı ustrason izlenimi ile sağlayacaktır. Buna ek olarak menepoz döneminde olan kadınlar ve adet görme öncesinde kızların kist ve tümörlere açık olması dikkatli bir şekilde değerlendirilmeli, kist ve tümörün özellikleri mutlaka uzman hekim tarafından incelenerek belirlenmelidir. Kanda tümör belirteçlerine bakılması ileri safhadaki yumurtalık kisti ve kitlelerinin durumunu netleştirmektedir.

CA 125 bir çok over tümöründe yüksek değerlerden saptanmaktadır. Fakat CA 125 değerinin tespit edildiği her kitle için kanser oluşturacağını söylemek doğru olmayacaktır. Yine bu değerlerin düşük çıkması da kitlenin kanser oluşturmadığının düşünülmesi için yeterli olmayacaktır.

“İyi huylu ve kötü huylu tümörlerin ayrımında doppler ultrasonografi uygulaması ile kan akışının kontrol edilmesi kesin sonucun belirlenmesi için ideal test olacaktır.

Fakat yine doppler ultrasonografi uygulaması yapıldıktan sonra sonuçların kesin tanı olarak düşünülmesi yeterli değildir. Kanser söz konusu olduğunu da tümörün iyi yada kötü huylu olduğunun belirlenmesi için ya da  kesin tanının koyulabilmesi için patolojik örnek alarak biyopsi yapılması kesin tanının oluşturulmasını sağlayacaktır. Doppler incelemesi normal çıkan kistlerin eğer ultrason ve muayene ile tümöral bir durum içermediği düşünülüyorsa, kist 8 cm küçük bir boyuta sahipse bir süre takip edilmesi uygun görülebilir. Kist bu süre içinde küçülmez ve kaybolmazsa cerrahi müdahale gerekli olabilir. Söz konusu uygulama cerrah düşüncesi ve onayına bağlı olarak yapılmaktadır.

Yumurtalık Kanserinde Erken Teşhis

Tümörün vücutta yayıldığı bölge ve boyutu tedaviye vereceği yanıt ile doğrudan ilişkili olacaktır. Yumurtalık kanserinin erken teşhis edilmesi %80-90 oranında hastalığın vücuttan tamamen sökülmesini sağlayacaktır. Fakat ileri seviyede tespit edilmiş kanserlerde bu oran %40-50 oranına kadar düşmektedir.

“Yumurtalık kanseri tedavisi cerrahi yöntem ve kemoterapi yöntemi uygulandıktan sonra dahi düzenli olarak ömür boyu kontrol edilmesi gerekilen riskler arasında yer almaktadır”

Yumurtalık Kanserinin Evreleri

Yumurtalık kanserinin tespit edildiği evre oldukça büyük önem taşımaktadır. Hem tedavisin seyri hem de etkisi evre ile doğru orantılı olarak etki gösterecektir. Kanserin çevre de yer alan organlara sıçramamış olması yumurtalık kanserinin tedavisi için oldukça önem taşımaktadır. Yine sıçradığı bölümün miktarı da kanserin içinde bulunduğu evrenin anlaşılmasını sağlayacaktır.

Evre 1: Kanserin yumurtalık içinde olduğu ama her iki yumurtalıkta da bulunduğu durumdur.

Evre 1A: Kanser sadece bir yumurtalıkta bulunmakta ve yumurtalığın içinde yer almaktadır.

Evre 1B: Kanserin her iki yumurtalıkta da olduğu ve yumurtalık sınırlarına ulaştığı durumdur.

Evre 2: Kanser pelvis ve leğen kemiğince çevrilen bölgedeki organlara sıçrama yapmıştır.

Evre 2A: Kanserin rahime tüplere veya hem rahime hem tüplere sıçradığı aşamadır.

Evre 2B: Kanser mesane ve kalın bağırsağa sıçramıştır.

Evre 2C: Karın içinde yer alan sıvıda kanser hücrelerinin bulunduğu, 2a ve 2b yayılma bölgesinde görüldüğü, yumurtalık sınırlarının dışına ulaştığı ve yumurtalık üstünde bir tümöral kist oluşturmuştur.

Evre 3 : Lenf bezlerinin kanser ile kaplandığı ve karın içinde tamamen kanserin yayıldığı durumdur.

Evre 3A: Kanser hücreleri karın içinde yer almaktadır. Fakat sadece mikroskopla görülebilir boyuttadır. 

Evre 3B: Kanser hücrelerinin tüm karın içine yayılması gerçekleşmiştir. Fakat boyutları 2 cm daha küçüktür.

Evre 3C: Kanser hücrelerinin karın içine sıçraması ve karın içinde yayılması gerçekleşmiştir. Ya da sadece lenf bezlerinde sıçrama görülmektedir.

Evre 4: Kanser akciğer ve karaciğer gibi uzak organlara kadar ulaşmıştır.

Yumurtalık Kanserinin Tedavisi

Yumurtalık kanseri cerrahi bir müdahale gerektirmektedir. Söz konusu kanser türü ortaya çıktığında sadece yumurtalık değil, muhtemel olarak kanserin görüleceği tüm dokuların alınması gerekmektedir. Cerrahi tedavinin ardından kemoterapi başlayacaktır. Yumurtalık kanserinin bütün evreleri cerrahi müdahaleyi kaçınılmaz kılmaktadır. Eğer kanser cerrahi yöntem ile bir bölgeden temizlenecekse ve bu yöntem ile bölge de herhangi bir organa zarar verilmesinden endişe ediliyorsa kitle önce kemoterapi ile küçültülecek sonrasında cerrahi yöntemle alınmaya çalışılmaktadır. Yapılan cerrahi yöntemin ardından eğer kanserin başka dokulara sıçraması engellenmiş olacaksa kemoterapi gerekli görülmeyebilir.

“Kanser yayılma eğiliminde ise cerrahi müdahalenin ardından kemoterapi ve radyoterapi uygulanmaktadır”

Kemoterapi kanserin içinde bulunduğu evreye bağlı olarak ortalama 6-9 kür olarak uygulanmaktadır.    Kanser dünya üzerinde çözüm aranan en önemli hastalıklar arasında yer almaktadır. Ülkemizde gerek teknolojik alt yapı gerek cerrahi müdahale olanakları ile dünya da oldukça ileri seviyede yer almaktadır. Yumurtalık kanseri tedavisinde üreme organlarına son derece özen gösterilmekte olsa da birçok kanser türünde öncelik üreme organını korumaktan yaşamın devamlılığını sağlamaya dönüşmektedir. Bu nokta da düzenli jinekolojik muayene ve kanserin tespit edildiği evre belirleyici olmaktadır.

Genç yaşta ortaya çıkan kanserlerde bireyin anne olabilmesini sağlamak için germ hücreli kanserlerde sadece kanserli doku alınarak ya da kanserli yumurtalık alınarak diğer yumurtalığın korunması ve rahimin korunması amaçlanmaktadır. Sonrasında ise gebe kalmak için hala uygun olanaklar bulunacaktır.

“Kliniğimizde periyodik jinekolojik muayeneler yanı sıra yumurtalık kanserinin tedavisi için dünya da ulaşılmış teknolojik imkanlar ve cerrahi başarı uygulanmaktadır”

Bu Hizmeti Sosyal Medyada Paylaş!